Podcast, hayat karmaşası derken 1 yıl olmuş yeni yazı
yazmayalı … Vay beeeee
Aynı anda iki işe konsantre olma durumunu çözmem lazım artık
hayatta, oysaki iş insanlara hava atmaya gelince “Sayın Paranoyak nasıl geçiyor
emeklilik günleriniz ?” sorusuna gayet kibirli bir şekilde yazılarım ve podcast
serimle uğraşıyorum cevabını vermeyi biliyorum. Kendimi gömme faslını
bitirdiysek yazımın başlığına gelebilirim.
Çoklu kişilik bozukluğu …
Genelde gerilim filmlerinde rastladığımız kendi içinde
farklı karakterler yaşayan ve dönem dönem bunlardan birisinin idareyi ele
aldığı karakterleri hepimiz izlemişizdir.(Bkz. Shyamalan filmi Split) Aslında
biraz düşününce bu kadar abartı bir seviyede olmasa da hayatın içerisinde
hepimiz durumun, ortamın ya da karşımızdaki kişiye özel karakterlere
bürünmekteyiz istemeden de olsa. İstemeden yerine kendimize avantaj sağlamak,
ya da ortama uymak da diyebiliriz aslında buna. Elde viski kadehleri, şık takım
elbiseler ile gidilmiş bir yemeğe şort üzeri renkli bir reggae t-shirt’ü ile
gidip gayet oturaklı olarak davransanız bile ciddiye alınmayacağınız gibi,
medeniyet denen tek dişi kalmış toplumsal baskı içerisinde ortama göre renkli
bir karakter olmanızda mümkün değildir genel olarak. İşinizi kaybetmeyi
düşünürsünüz, sosyal statünüzün yerle bir olmasından korkabilirsiniz, o gece
yatağa atmaya çalıştığınız kızı kaçırmaktan korkabilirsiniz, grubun popüler
kişisi tarafından reddedilip bir daha o ortama giremeyeceğinizi düşünebilirsiniz.
Oysa ki bunları yapsanız da , yapmasanız da siz hep içinizdeki öz kadar
varsınız o hayatta. Ne bir eksik ne bir fazla …
Ama oyun oynamanın keyfi zeka ile birleştiğinde alter egolar
kıpırdanmaya başlar içinizde. Adeta kan görünce kendini engellemeyen bir vampir
gibi içinizden çıkıp ortamın bütün enerjisini emerek gücünüze güç katmak ister.
Bazen başarılı olursunuz, bazen de kazığı kalbinize yer oturursunuz aşağı. Hayat
bu kimseye adil olmak gibi bir zorunluluğu yok.
Ama bu oyunu sürdürmek ve farklı ortamlarda bulunmanız
zorunlu ise benim gibi bir kaçış noktası bulmanız gerekmekte. Bolca neşe,
umursamazlık içeren bir tavır ve hiçbir olayı tam olarak ciddiye almayan bir
persona yaratmak gibi. O zaman çok şık bir davette takım elbise ile yaptığınız
ortama çok uymayan şımarıklıklar size tebessüm olarak geri dönerken, ortam da
yarattığınız bu farklı hava size artı olarak bile dönecektir, ya da tam tersi
çok zor bir durumda ipleri eline alıp her şeyi çözen adam profili diğer
yarattığınız personanın tam tersi gibi dursa da insanların bilinçaltında sizi
güçlü gösterecek ve diğer kişiliğinizin de ciddiye alınmasını sağlayacaktır.
Örnekler uzasa da başta da söylediğim gibi özünüz ne ise siz her zaman o olarak kalacaksınız. Peki bir sene sonra neden mi bu kadar ciddi şeyler anlattım sizlere, bilmem belki de yeni tanıştığım herkesin sosyal medya da ki nickimi duyduğu an “Ama neden PaRaNoYak PaLyAcO ?” sorusuna toplu bir cevap olsun istedim.
Kim bilir ...
Still 50 and still “PaRaNoYaK PaLyAcO”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.