28 Mart 2026 Cumartesi

KULAK MEMESİ

Yazının başlığının çok saçma olduğunun ben de farkındayım ama yazıyı bitirdiğinizde anlam kazanacak desem de inanmayın, konu tamamen ben ve hayata mizahi bakış açım ile ilgili.

Bu aralar çok fazla ölüm ve cenaze var hayatımda. Önce amcamı kendi ellerimle boktan bir ölüm sonrası toprağa verdim, dün de arkadaşımın babasını ebediyete uğurladık. PaRaNoYaK buradan konuyu nasıl mizaha bağlayacaksın dediğinizi duyar gibiyim ama biraz sabır, bildiğiniz üzere benim evrenimde konular çok beklediğiniz gibi ilerlemiyor.

Her şey cenaze namazına yetişmeye çalışırken camiyi karıştırmam ile başladı. Hayır bir de kendimden çok emin birkaç arkadaşımı daha kendi gittiğim camiye yönlendirmiştim telefonda. Allahtan onlar benden erken gidip doğru lokasyona zamanında geçmişlerdi, ben ise koşar adım namaza çok az bir süre kala camiye girmeyi başarıp, başsağlığı dileğimi arkadaşıma ilettim ve arkadaş grubumun yanına geçmeyi başardım.

Saçmalıklar sinsilesi ise o dakikadan itibaren başladı; Pespaye kılıklı bir adam gelip “Sen Şerif Abi’nin oğlu musun ?” sorusunu “İnsan insana benzer”  diye vücut çalımlarıyla savuştururken, gruptan bir arkadaşım adama gaz vererek “Doğru söylüyorsunuz herkes çok benzetir Şeref Abi’nin oğluna” diye adamı benim başıma sarmak için çaba sarf etmekle meşguldü. Durumu gidiş yolundan anlayıp bir an önce cenaze namazında saf tutmak için cemaatin arasına sızmayı tercih ettim. Saf tuttuğum esnada #batakhane kadrosundan Toyt ile yan yana olduğumu fark ettim ve istemsizce ilk aklıma geleni söyledim. “Coupling dizisi Giggle loop bölümünü hatırlıyor musun ?”

Bilmeyenler ve izlemeyenler için Coupling İngiliz yapımı 2000’lerden bir komedi dizisi. Absürt karakterler, saçma geyikler ve abartılı oyunculuklar içerisinde geçer ve demin bahsettiğim bölümde cenazede en ciddi olunması gereken anda insanın içinden gelen gülme hissinin nasıl bastırılacağı anlatılır. Her gülme hissi üst üste konulan cam bardaklar olarak düşünülür ve o hissi bastırmak istenildiğinde konuyu bilen insanlar o hissi daha da bastıramaz hale gelir ve sonunda bardaklar mecazi olarak yıkılırken birisi kahkahayı patlatır.

Benim bunu söylememle zaten istemsiz bir tebessüm ikimizin de dudaklarına yerleşmişken, arkamızda ki iki adam fısıldayarak yanlış camiye gittiğini ve son anda buraya koşarak yetişmeye çalıştığını anlatmaya başladı. Toyt’la göz göze geldiğimde onun gülmemek için dudaklarını ısırdığını gördüm. Son bardak bana patlamasın diye öksürük ile bastırılmış ufak bir kahkaha ile konuyu zor bela atlatırken, Toyt ise kafasını tam terse çevirmiş karoları sayıyordu belli belirsiz bir gülümseme ile. İnsan doğası en olmadık yerlerde en anlamsız tepkileri vermek üzere yaratılmışsa bizim suçumuz ne ???

Defin sonrası boşalmış sinirlerimizi ve üzüntüyü bastırmak için önce bir şeyler atıştırıp sonra arkadaşımızın yanına taziye evine gitmeye karar verdik. Arkadaşımın evine geldiğimizde ise elimiz bomboş geldiğimizi fark ettiğimizde ağzımdan “Allahtan yiyip geldik, tatlı olarak da helva yeriz” sözü yine istemsizce dudaklarımdan döküldü. Bu sefer cenazede olmadığımız için gigle loop ilk bardaktan devrildi ve otopark kahkahalarla çınladı.

Eve girdiğimizde babasının sevdiği şekilde hüzünden çok güzel anılar ile kulağının çınlatıldığı ve sevdiği içkilerin tüketildiği Avrupai bir ortam bizi karşıladı. Dua diğer taziye evinde aile büyüklerinin olduğu evde yapılacaktı, burada ise fonda müzik elde viskiler nispeten birbirini az tanıyan farklı arkadaş grupları olarak aynı ortama girmiş yaramaz çocuklardık neticede. Önce televizyona takıldı gözüm, fonda Japonya sokaklarını gösteren bir belgesel açıktı, herkes istemsizce konuşmamak için ona konsantreyken, gereksizce mezar yerinin katlı olmasının daha az toprak çıkmasına sebep olduğu ve bir sonra aynı mezara  gömülecek olan arkadaşım mezar yerini hepimizin bildiğine dair gerginliği azaltan konuşmalara geçildi. Tam bu sırada absürt ortamı Gibi dizisine benzemeye başlarken salonda bulunan en sessiz elemandan bomba beyanat geldi.

“Kulak memesi küçük olanların büyük olanlara göre daha erken ölme ihtimali var !!!”

Sinirler artık tamamen boşalmıştı eldeki kadehler ebediyete uğurlanan baba için kaldırılmış ve çaktırmadan herkes birbirinin kulak memesini süzüyordu. Tam o esnada salona elinde yeni kavrulmuş helva ile giren arkadaşımın sevgilisi ortamdaki absürt görselliği adeta bir Rönesans tablosuna taşımıştı.

Evet hepimiz doğduk ve günün birinde öleceğiz. Önemli olan süren hayat boyunca insanların hayatında ve ruhunda güzel izler bırakmak. Hele ölüm sonrasında o gülümseme devam ediyorsa şimdi öteki taraf düşünsün bu dünyada hala sevilerek hatırlanıyorsunuz …

Bora a.k.a. PaRaNoYaK PaLyAcO


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.