7 Mart 2026 Cumartesi

KÖPEK ... ARABA... TELESKOP...

 

Fuckkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk

PaRaNoYak hiç mi akıllanmayacaksın şu hayatta aq…

Öncelikle amcanı kendi ellerinle toprağa verdiğin gün, sadece önceden verilmiş bir söz ve alınmış tiyatro biletleri olduğu için date’e çıkmak ne demek … Hadi onu da geçtim kızı görünce omuzlarından gözlerini alamayıp her türlü red flag olmasına rağmen bodoslama başına geleceklerin içine koşar adım gitmek neden ???

Aslında her şey planlanmış ve önceden reel olarak görüşmediğim, sosyal medya vasıtası ile tanışıp konuştuğum, aşırı zeki ve kibar bir kızla tanışma hikayesi olmalıydı. Ama gel gör ki hayat her zamanki gibi oyunlar oynamayı seviyor bana karşı.

Detaylarla sizi boğmayacağım ama buluşmaya gitmeden önce amcamı toprağa kendi ellerimle verip, eve gelip bir duş alıp hiçbir şey olmamış gibi kızın yanına gitmemle başladı hikayemiz. Bütün yol boyu bu saçma durumu kendisine nasıl izah edeceğim bilinmezliğini bir kenara atıp, hayat böyle bir şey diyerek konuyu kendi içimde kapatıp buluşma mekanımıza gelmiştim bile. İçeri girdiğimde kendisini tanıyıp hızlıca yanına gidip, 3 saat uyku ve günün stresi ile kötü espriler yaparak konuşmaya başladım.

İlk gözüme çarpan omuzları olmuştu, normalde sadece fotoğraflarda gördüğün kişi genel anlamda hayatta bir tık daha beklenti altında kalması gerekirken (Bkz. Ben ve göbeğim 😄 ), hatunun omuzlarından ve şirin gülüşünden görür görmez gözlerimi alamamıştım. Daha yoldayken “Çok açımmmmmm” adlı bir brief verdiği için verdin mi sipariş ne yiyoruz sorusuna cevabı çok netti.  “Sen ne yemeyi planlıyorsun atıştırmalık & bira modu mu, yoksa yemek mi ?” Daha durumu bile anlatamadığım için sen seç diye ipleri karşıya bırakacakken başıma geleceklerden habersizdim. Cevap aynı gülümseme ve sırrını sonra çözeceğim alnında beliren seksi damar ile “Senin seçimine göre bende karar vericem” oldu. Oysa o çoktan ravioli yememize karar vermiş yanına çok uymasa da fazla sarhoş olmamak adına şarap yerine bira tercihini yapmıştı bile. Red flag no.1

Bir takım şımarıklıklar sonrasında son iki gün yaşadıklarımı anlatıp konuyu uzatmadan normal konuşma akışımıza dönmüştük ki, kendisi telefonuna bakıp 20:30 da başlayacak oyun için 19:50 ve 20:00 a iki alarm kurduğunu söyleyerek zaten iplerin benim elimde olmadığını hissettirmişti. Konuşma içerisinde kedileri çok sevmediğini ama abisinin kedisine askeri bir disiplinle baktığından, ve ölen köpeğinden bahsedip, çok sevdiği köpeğini elleriyle toprağa verdiğini ama öncesinde siyah bir poşete koyarak yazlık evin bahçesine gömdüğünü ve yerini unutmamak için yanına da bir zeytin ağacı diktiğinden bahsetti. Durumu yumuşatma adına bende amcamı toprağa verdim bugün ofansif mizah esprimin devamında sorduğum”Köpeğin gibi ölen sevgilin oldu mu?”  soruma ise yine alnında çıkan damar ile beraber gülerek bir tane sanırım diye cevap verdi. Red flag no.2

Tiyatro salonuna gittiğimizde ise öncesinde fuaye alanında bir kahve ısmarlamayı teklif etti. Bu kibar teklife hayır demedim ve getirdiği kahveyi alıp içmeye başladım. O sırada kendisi moda sahneyi çok sevdiğini en kötü 2 haftada bir mutlaka bir oyun izlemeye geldiğini zaten birazdan izleyeceğimiz fransız burjuvazisi ve sınıf farklılılıkları hakkındaki oyunu da zaten daha önce izlediğini ağzından kaçırdı. Birazcık tuhaf gelse de bütün iyimserliğimle “Amannn ne var ki çok sevmiş bir daha izlemek istemiş” diye düşünsem de oyunun sonunda ana karakterlerden birisinin içtiği içecekten zehirlenme sahnesinde ufak bir kıllanma yaşamadım diyemem. RED FLAGGGGG no.3

Oyundan çıktığımızda arabasının yakında olduğunu beni eve bırakabileceğini ama çok iyi kullanmadığını söylese de muhtemelen uykusuzluk ve stresten dolayı başımın dönmesi ve halsizlik hissetmeye başladığım için bu nazik teklifi reddedemedim. Hoş söyleyin bana, siz bir şey söylediğinizde ona uymayan her şeye Estağfurullah kibarlığında cevap veren bir kadına kim hayır diyebilir ki ?

Ormanlık bir alanda 2 yaşında bir zeytin ağacının yanında uyandığımda son hatırladığım beraber arabada olduğumuz ve fonda jimi hendrix voodoo child çaldığı idi. Ayağa kalkmaya çalışırken az ilerde göğe bakan bir teleskop ve yanında ki zarf dikkatimi çekti. Sendeleyerek ayağa kalkıp oraya gidip zarfı açtığımda dolmakalem ile yazılmış zarif bir not ve 2 hafta sonrası için 2 tiyatro bileti bekliyordu beni . 

Tahminimden zeki olsan da kadınlara olan zaafına yenik düşeceğini biliyordum Sayın PaLyAcO … Bu gece yıldızların keyfini teleskop ile çıkar ve güzelce uyu. Yeni bir mezar kazmaya karar vermedim henüz, 2 hafta sonra aynı saatte tiyatroda görüşmek üzere.

P.S:  Biletleri unutma …


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.