Fuckkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk
PaRaNoYak hiç mi akıllanmayacaksın şu hayatta aq…
Öncelikle amcanı kendi ellerinle toprağa verdiğin gün,
sadece önceden verilmiş bir söz ve alınmış tiyatro biletleri olduğu için date’e
çıkmak ne demek … Hadi onu da geçtim kızı görünce omuzlarından gözlerini
alamayıp her türlü red flag olmasına rağmen bodoslama başına geleceklerin içine
koşar adım gitmek neden ???
Aslında her şey planlanmış ve önceden reel
olarak görüşmediğim, sosyal medya vasıtası ile tanışıp konuştuğum, aşırı zeki ve kibar bir
kızla tanışma hikayesi olmalıydı. Ama gel gör ki hayat her zamanki gibi
oyunlar oynamayı seviyor bana karşı.
Detaylarla sizi boğmayacağım ama buluşmaya gitmeden önce
amcamı toprağa kendi ellerimle verip, eve gelip bir duş alıp hiçbir şey olmamış
gibi kızın yanına gitmemle başladı hikayemiz. Bütün yol boyu bu saçma durumu
kendisine nasıl izah edeceğim bilinmezliğini bir kenara atıp, hayat böyle bir
şey diyerek konuyu kendi içimde kapatıp buluşma mekanımıza gelmiştim bile.
İçeri girdiğimde kendisini tanıyıp hızlıca yanına gidip, 3 saat uyku ve günün
stresi ile kötü espriler yaparak konuşmaya başladım.
İlk gözüme çarpan omuzları olmuştu, normalde sadece
fotoğraflarda gördüğün kişi genel anlamda hayatta bir tık daha beklenti altında
kalması gerekirken (Bkz. Ben ve göbeğim 😄 ), hatunun omuzlarından ve şirin gülüşünden görür görmez gözlerimi alamamıştım.
Daha yoldayken “Çok açımmmmmm” adlı bir brief verdiği için verdin mi sipariş ne
yiyoruz sorusuna cevabı çok netti. “Sen
ne yemeyi planlıyorsun atıştırmalık & bira modu mu, yoksa yemek mi ?” Daha
durumu bile anlatamadığım için sen seç diye ipleri karşıya bırakacakken başıma
geleceklerden habersizdim. Cevap aynı gülümseme ve sırrını sonra çözeceğim
alnında beliren seksi damar ile “Senin seçimine göre bende karar vericem” oldu.
Oysa o çoktan ravioli yememize karar vermiş yanına çok uymasa da fazla sarhoş
olmamak adına şarap yerine bira tercihini yapmıştı bile. Red flag no.1
Bir takım şımarıklıklar sonrasında son iki gün yaşadıklarımı
anlatıp konuyu uzatmadan normal konuşma akışımıza dönmüştük ki, kendisi
telefonuna bakıp 20:30 da başlayacak oyun için 19:50 ve 20:00 a iki alarm
kurduğunu söyleyerek zaten iplerin benim elimde olmadığını hissettirmişti.
Konuşma içerisinde kedileri çok sevmediğini ama abisinin kedisine askeri bir
disiplinle baktığından, ve ölen köpeğinden bahsedip, çok sevdiği köpeğini
elleriyle toprağa verdiğini ama öncesinde siyah bir poşete koyarak yazlık evin
bahçesine gömdüğünü ve yerini unutmamak için yanına da bir zeytin ağacı
diktiğinden bahsetti. Durumu yumuşatma adına bende amcamı toprağa verdim bugün
ofansif mizah esprimin devamında sorduğum”Köpeğin gibi ölen sevgilin oldu mu?” soruma ise yine alnında çıkan damar ile
beraber gülerek bir tane sanırım diye cevap verdi. Red flag no.2
Tiyatro salonuna gittiğimizde ise öncesinde fuaye alanında bir
kahve ısmarlamayı teklif etti. Bu kibar teklife hayır demedim ve getirdiği
kahveyi alıp içmeye başladım. O sırada kendisi moda sahneyi çok sevdiğini en kötü
2 haftada bir mutlaka bir oyun izlemeye geldiğini zaten birazdan izleyeceğimiz fransız
burjuvazisi ve sınıf farklılılıkları hakkındaki oyunu da zaten daha önce
izlediğini ağzından kaçırdı. Birazcık tuhaf gelse de bütün iyimserliğimle
“Amannn ne var ki çok sevmiş bir daha izlemek istemiş” diye düşünsem de oyunun
sonunda ana karakterlerden birisinin içtiği içecekten zehirlenme sahnesinde
ufak bir kıllanma yaşamadım diyemem. RED FLAGGGGG no.3
Oyundan çıktığımızda arabasının yakında olduğunu beni eve
bırakabileceğini ama çok iyi kullanmadığını söylese de muhtemelen uykusuzluk ve
stresten dolayı başımın dönmesi ve halsizlik hissetmeye başladığım için bu
nazik teklifi reddedemedim. Hoş söyleyin bana, siz bir şey söylediğinizde ona
uymayan her şeye Estağfurullah kibarlığında cevap veren bir kadına kim hayır
diyebilir ki ?
Ormanlık bir alanda 2 yaşında bir zeytin ağacının yanında uyandığımda son hatırladığım beraber arabada olduğumuz ve fonda jimi hendrix voodoo child çaldığı idi. Ayağa kalkmaya çalışırken az ilerde göğe bakan bir teleskop ve yanında ki zarf dikkatimi çekti. Sendeleyerek ayağa kalkıp oraya gidip zarfı açtığımda dolmakalem ile yazılmış zarif bir not ve 2 hafta sonrası için 2 tiyatro bileti bekliyordu beni .
Tahminimden zeki olsan da kadınlara olan zaafına yenik düşeceğini biliyordum Sayın PaLyAcO … Bu gece
yıldızların keyfini teleskop ile çıkar ve güzelce uyu. Yeni bir mezar kazmaya
karar vermedim henüz, 2 hafta sonra aynı saatte tiyatroda görüşmek üzere.
P.S: Biletleri unutma
…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.