Hahahahahahhahahaha …
Sakin ve monoton giden akşam bir telefon ile nasıl kara
mizahta zirveyi zorladı azzzz sonraaaaa …
Uzun zamandır instagram üzerinden fingirdeştiğim Londra’da
yaşayan bir hatun var, konu ilk başlarda seks üzerine yoğunlaşırken, sürecin
uzaması ve görüşemememiz sebebi ile artık tamamen geyik boyutuna ulaşmış
durumda. Bu detayları niye veriyorum çünkü normalde anlatacağım konu hem çok
komik hem libido killer Mesut Süre’nin deyimi ile.
Akşamüstü yine klasik geyik mesajları arasında hatun kişi
“Oolm sana bir şey anlatıcam kopacaksın, ama bunu yazarak heba etmek
istemediğim için işlerim bitince arıyorum” diyerek fitilini ateşlemişti
geyiğin. Beklemekten sıkılıp basket maçına sarmışken beklenen telefon geldi,
gülmekten konuşamayan bir İngiliz aksanlı Türkçe ile pat diye anlatmaya başladı
heyecanlı heyecanlı.
-
Bora inanmayacaksın ama ümreye gidiyorum galiba
-
Bora İç Ses : Daha dün sexting yaptığım, bira
yanında domuz sosis & patates kızartması götüren kız değil miydi bu, ben mi
karıştırıyorum
-
Hayırlı olsun canım, Allah kabul etsin
-
Saçmalama Bora, biliyorsun ki ben ateistim, buna
çok normal bir şeymiş gibi tepki
veremezsin, insan en azından bir sorar neden böyle bir şey yapıyorsun
diye !!!
-
Ya öyle demek istemedim, mutlaka bir sebebi
vardır diye düşündüm, özeline girmek istemedim (Çevir kazı yanmasın, hala
bilinçaltında nasıl sevişiriz var Bora itiraf et :P )
-
Dur anlatıyorum, bildiğin gibi annem ağır bir
rahatsızlık geçirdi, ve ben onu motive etmek için hastalığı atlatırsa ne
isterse yapacağıma dair söz vermiştim, haberler iyi, o yüzden de bu isteğini yerine getirmem gerekecek sanırım
-
Bora İç Ses : Ohhhhh hala sevişme ihtimalimiz
devam ediyor, kibar çocuk ol durumu lehine çevir
- Canım, çok ama çok sevindim annene çok geçmiş
olsun dileklerimi ilet lütfen , ellerinden öp. Anneler için fedakarlıklar
yapılır …
Konuyu bu şekilde toplayıp gırgır şamataya bir süre daha
devam ettikten sonra telefonu kapattık. Evet çok absürt olsa da aile fertleri
ve çok sevdiklerimiz için sanırım yapabileceğimiz fedakarlıkların bir sınırı
yok bizlerin. Özellikle aramızdan ayrıldıktan sonra içimizde kalan
söyleyemediklerimiz, ya da üzüntümüzü içimize atıp bazen sadece uyumadan önce
birkaç damla göz yaşı içinde kendimize itiraf etmek yerine, belki de hiç
inanmadığınız bir gerçekliğe onları mutlu etmek için katlanmak daha somut bir
gösterge her iki taraf için de.
Bunun en güzel göstergesini dedem ve babaannem arasında yaşamıştım
sanırım çocukken. Dedem her gece bir duble rakısını içen, dinle çok alakası
olmayan işinde gücünde bir adamken, babaannem ona göre daha inançlı ve
arkadaşımın annesi gibi Hacca gitme hayali kuran bir insandı. Bir akşam dedem
bizleri yemeğe davet etti, özel ve keyfi yerinde olduğu günlerde yaptığı gibi
çiğ köfte yoğurmuş yanına babaannem iç pilav ve tavuğunu yapmış, rakı yanına da
taze bakladan yapılmış fava ile muhteşem bir sofra bizi bekliyordu. Dedem önce
kendine sonra babama bir duble rakısını koydu, yemeklerden lokmalar alındı ve
konuya girdi. Babaanneme dönerek, “Hanım biliyorsun benim din ile ilişkim sınırlı, ama senin en büyük
hayallerinden birisinin Haç olduğunu bildiğim için sana bu hediyeyi vermek
istedim” diyerek bir dosya uzattı kendisine. İçinde Haç ile ilgili gidiş dönüş evrakları ve
uçak biletlerini içeren bir dosyaydı, aynı dönemde anneannem ve diğer dedem Hacca
gidiyorlardı ve dedem güveneceği kişiler ile onu göndererek mutlu etmek
istemişti.
Bu hayatım boyunca çocuk halimle bilinçaltıma yerleşen en
önemli karelerden oldu benim için. Sevdiğin insanı mutlu etmenin önemini
anlatan, din ve hayat konusuna bambaşka bir bakış açısı getiren güzel bir kare
…
Bugün arkadaşımın anlattığı o yüzden belki de gülerken ona çaktırmadan biraz da olsa duygulanmamı sağladı. Vermiş olduğum o sert ve güçlü adam imajı bazen beni de yorabiliyor inanmak istemesem de. Belki de o yüzden yazı yazarken kullandığım mahlasım hala PaRaNoYaK PaLyAcO …
14 Şubat gelirken sevgililerinize, sevdiklerinize sevginizi
göstermekten çekinmeyin .
Ben mi … Ben yine her 14 Şubat’ta olduğu gibi aynı adreste
olacağım, 14 Şubat’ta vefat ederek beni Sevgililer Günü kabusundan kurtaran
babamın kabri başında …
BoRa a.k.a PaRaNoYak PaLyAcO